Kudüs Gezi Rehberi

0

Yıllardır içimi, planlanmış yolculukların bir gün öncesinde stres gibi belirtiler veren belli belirsiz bir heyecan kaplar. Eğer ki bir de gece yarısı veya sabaha karşı hareket etmem gerekiyorsa, çekilecek olan perişanlığı bildiğimden birkaç saat uyumayı planlarım. Tabii ki bunu hiçbir zaman yapamadığımı söylememe gerek yok sanırım.

İşte bu nedenle yine sabahın erken saatlerinde uykusuzluktan maymuna dönmüş bir halde, yine bir klasik olarak seyahatin son hazırlıklarını evden çıkmadan az önce panikle yapmaya başladım. Birşey unuttum mu kaygısıyla aklım allak bullakken, daha gün aydınlanmadan havaalanına gitmek üzere yola çıktım. İyi ki daha gün aydınlanmamış diye düşündüm. Çünkü bu suratla işe giden kalabalığa bir zombi görüntüsü vermek hiç de iyi olmazdı!

Uçakla seyahat etmenin en sevmediğim kısmı “havaalanına varmak”. Yolculukların en kıvranılan, en tatsız kısmı olan havaalanına, seri eziyetlerden daha fazla keyif(!) alabilmek için her zaman olduğu gibi uçuş saatinden birkaç saat önce vardım. Orada olanları ara sıra anlatıyorum, dertleşiyoruz zaten. Bırakalım şimdi bu konforlu, unutlmaz dakikaları düşünerek tadımız kaçmasın. Yok ben illa duymak istiyorum diyorsanız, buyurun şurada yazmıştım, bir tık uzakta hemen.

Rota Kudüs

Bu defaki rota, gidiş süresi kısa olmasına rağmen aklımda bin çeşit heyecana yol açıyor. Binlerce yıldır, milyarlarca insanın ve büyük dinlerin kutsal kabul ettiği, uğruna büyük savaşların yapıldığı ama suların bugün bile durulmadığı Kudüs ve üzerinde bulunduğu coğrafya içimi ürpertiyor. Kudüs’e gitmek için Antalya üzerinden Tel Aviv‘ e ulaşıp, sonrasında Kudüs varmayı plandım. Ölüdeniz olarak bildiğimiz Lut Gölü’nü de görmek istiyorum.

Tabii ben böyle gezilecek, görülecek yer planı falan yapıyorum ama hala havaalanından bir yere gidebilmişliğim yok. Antalya havaalanının sabahın köründeki kalabalıklığı, şöyle uzaktan bakınca hiç de sevimli gelmiyor. Ben zaten kalabalığın arasına bile karışamadım daha. Henüz x-rey cihazının içinden gelecek eşyelarımı bekliyor haldeyim,

(Bu arada bir itiraf yapmak gerekirse; şikayet ettiğim uygulamaların İsrail tarafındakilerini görünce, bugüne kadar yapılanların eğlenceli bir animasyon gösterisi gibi durduğunu da söylemeliyim.)

 

Tel Aviv Hemen Şuracıkmış Ya!

Ortadoğu dediğimiz yerin bu kadar dibinde olduğumuzu yüzüme çarpmanın alemi var mıydı şimdi? Antalya-Tel Aviv uçuşu, sanki uçak havalanıp tam uçuş yüksekliğine çıkmadan iniyor gibi. Hani fizik de eğik atış vardı ya, işte o!

eğik atış antalya tel aviv

 

Tamam, tamam abarttığımı biliyorum ama gerçekten yıllardır devamlı olarak karışıklığını gazetelerden okuyup TV’den seyretttiğimiz, karmakarışık bir bölgenin devamlı haber bültenlerinde izlediğimiz bir ülkenin bu kadar yakın bir mesafede olduğunu tahmin edememek de benim kafamın karışıklığıymış.

İsrail’in Tel Aviv kentindeki Ben Gurion havalimanına indiğimizde, bunca seyahat yapmama rağmen garip hisler kapladı içimi. Ülkenin devamlı bir güvenlik endişesi ile yaşadığını, havalimanından itibaren görmeye başlayınca da aklım iyice karıştı. Ellerinde, omuzlarında otomatik tüfekleri ile güvenlik görevlileri o kadar rahat dolaşıyorlar ki etrafta, sanırım burası için en doğal görüntülerden biri bu olacak.

Önce Ben Gurion Havaalanından Tel Aviv’e

Havalimanında herhangi bir problem yaşamadan pasaport kontrolünden çıktım. Antalya’da sıcak olmasına rağmen burada daha bir hissediliyor sıcağın etkisi. Daha Mayıs ayındayız ama sabahın bu saatinde hava bunaltmaya başlıyor.

Ben Gurion büyük bir havaalanı.İsmini İsrail’in ilk başbakanından alıyor. Oldukça güvenli olduğunu söylemek biraz ironik gibi görünse de gerçekten sanırım yolcudan fazla üniformalı görevli, güvenlik ve gizli servis elemanı var.

Havalimanından çıkıp Şehir merkezine doğru giden bir otobüse biniyoruz. İlk defa gittiğim her ülkede, havaalanından çıktıktan sonra girdiğimiz bağlantı yollarında ilerlerken çevreye bakıp birkaç fikir almaya çalışır biraz da hayale dalarım. İsrail’de de aynısını yaptım. Ancak burada alışık olmadığım bir çevre görüntüsü ilgimi çekti. Çöl havası veren çorak arazilerin yanında, bir bilgisayar oyununda şehir yaparmışcasına yerleştirilmiş yeşillikler, su görüntüleri sanki zorlama bir görüntü verdi bana. Ama elbette ki böyle bir coğrafyayı nasıl görünürse görünsün yaşanacak hale getirmeleri yine de başarılı.

Değişik bir hava var burada. Farklı birşeyler içeren ama çok da ilgimi çekmeyen bir mimariye sahip yollar boyunca ilerledik. Uçak inişe geçtiği sırada Yafa üzerlerinde denizin, limanın dalgakıranlarının görüntüsü bende bambaşka bir coğrafya hissi doğurmuştu. Ancak şu anda bazı noktaları bizim oralara benzemesine rağmen içerilere doğru girildikçe, Ortadoğu havası iyice hissediliyor. Yafa ve Tel Aviv bitişik yerler. Burada yaşayanlar aynı belediyenin alanında olmalarına rağmen Tel Aviv’lilerin kendilerini Tel Aviv’li olarak tanıttıklarını öğrendim. Bizim İzmir’in Karşıyaka, Göztepe vakası gibi bir durum işte.

Tel Aviv Şehir Merkezi Çok Hareketli

Kısa bir Tel Aviv turu yapmış olduk. Tel Aviv, İsrail’in sahip olduğu yüzölçümü düşünüldüğünde oldukça büyük bir şehir. Sosyal hayatın ileri seviyede olduğunu hemen farkediyorsunuz. Halkın sürekli bir savaş haliyle yaşamasının etkilerini azaltmak için bazı yatırımlar yapıldığı, şehrin düzenine ve çeşitli sosyal aktivitelerden spor etkinliklerine yoğunluk verildiği göze çarpıyor. Bir dolu spor alanı var. Her şeyiyle normal ve düzgün bir şehir yaşantısı sunulmaya çalışılan ama bir tedirginliği de hissedilen bir yer gibi geldi bana.

Bekle Beni Kudüs

Bir yerde oturup sabah kahvaltısı niyetine bir şeyler atıştırıp, kahvelerimizi içtik. Artık ayılma vakti. Asıl görmemiz gereken yere doğru hareket etmek gerek. Mesafeleri çok net tahmin edemiyorum. Bekle beni Kudüs!

Kudüs, bu gezinin odak noktası. Tel Aviv-Kudüs arası yaklaşık 60 Km.lik bir mesafe. Ancak ciddi anlamda yoğun bir trafik var. Aracın camından etrafı seyrederek, yeni kurulan yerleşim birimlerini sanki manzara yapar gibi yaklaşık 1 saat gibi bir sürede Kudüs’e geldik.

Dünyada Kudüs’ü uzaktan görüp etkilenmeyecek çok az insan vardır sanırım. Kudüs’e ilk olarak şehrin dışından, Zeytindağ’ından baktım. Buradaki müthiş görüntü, betimleyemediğim hislerimi ortaya çıkardı sanki.

Semavi dinlerin kutsal kabul ettiği bir yer olmasından mı, tarih boyunca sahne olduğu büyük savaşlardan mı, bu topraklara sahip olma hırslarından mı yoksa hala süren ve hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken süren siyasi kargaşasından mı bahsetsem?

Kudüs’e Bakıyorum

Kudüs öyle bir yer ki ; etrafta ki her şeyin, her taşın, her kumun bir hikayesi var neredeyse. Şimdi bulunduğum ve üzerinden Kudüs’ü seyrettiğim Zeytin Dağı bile tek başına öyle hikayelere sahip ki!

Zeytindağ aslında bir tepe. Rivayete göre büyük tufandan sonra gemisiyle sularda seyir halinde olan Hz.Nuh peygambere, yakınlarda bir yerlerde kara parçası olduğu işaretini veren güvercinin ağzında getirdiği dal parçası bu dağa ait. Yine Hristiyan inancının önemli ritüellerinden Hz.İsa’nın havarilerle birlikte yedikleri “son yemeği”nde bu dağın eteklerinde gerçekleştiği belirtiliyor. Binlerce yıllık zeytin ağaçları da yine bu bölgede. Hz İsa‘nın buralarda çok zaman geçirdiğine inanılıyor.

Çok ama çok büyük bir mezarlık bu dağın eteklerinden eski şehrin başlangıcına kadar uzayıp, gidiyor. Hatta burada bir mezar yeri almak için çok büyük paralar ödendiği biliniyor. Nedeni ise, kıyamet koptuğunda sırat köprüsünün burada kurulacağının ve ilk dirilenlerin buradakiler olup sorgusuz cennete gidileceğine olan inanç olduğu biliniyor.

Zamanın Durduğu Şehirde Hürrem Sultan ve Muhteşem Süleyman

Zamanın durduğu şehir olarak adlandırılan Kudüs bu sıfatı fazlasıyla hakediyor. Öylesine bir zaman tüneline giriyorsunuzki, sanki bir film seti, bir sahne gibi. Etkilenmemek elde değil bu şehirden.

Kudüs, tarih boyunca 32 defa yıkılıp, yeniden kurulmuş. En büyük onarımlardan birini Kanuni Sultan Süleyman döneminde geçirmiş. Kentin kutsal mekanları korunarak kalanı tamamen yenilenmiş. Hürrem Sultan tarafından vakfedilen Haseki Sultan İmarethanesi dört yüz yıldan fazladır aynı amaç için çalışıyor. Hala aşevinden fakirlere yemek dağıtılıyor. Çevredeki dükkanların gelirleriyle karşılanan masraflar artık dükkanların vakıfa ait olmaması sebebiyle Katar devleti tarafından karşılanmaya başlanmış. 

Kudüs öyle kolay anlatılacak bir yer değil. Hz.Muhammed’in miraca yükseldiği muallak taşından, Hz.İsa’nın çileli yolu olarak bilinen, çarmıhla yürütüldüğü Via dolorose, sonrasında çarmıha gerildiği yere yapılan Holly Sepulchre kilisesi, yatırıldığı mermer, Hz.Davud’un mezarı,  türbesi, İslamiyetin en kutsal üçüncü mekanı olan Kubbet üs Sahra’nın da bulunduğu Mescidi Aksa alanı ve camii, Hz.Davud ve Hz.İsa’nın doğum yerleri olarak inanılan Bethlehem, Hz.Süleyman’ın tapınağından kaldığı varsayılan duvar olan ve günümüzde verilen ismiyle Ağlama duvarı  ve tabii ki Zeytin Dağı. Kimbilir bir anda neler aklıma gelmedi. Kudüs bambaşka hislerle sarıyor, kaplıyor sizi. Görülmesi gereken yerler listenizde mutlaka yer almalı.

Kudüs’de Ağlama Duvarı

Holly Sepulchre Hz. İsa’nın Çarmıha Gerildiği Kilise Kutsal Kabir Kilisesi

Kutsal Kabir Kilisesi içinden detaylar Kudüs’ün tarihini resmediyor

Hz. davud’un Mezarıda Kudüs’te

Tüm ihtişamıyla Kubbet üs Sahra ve Kudüs

Kudüs, idari yapı olarak Müslüman, Hristiyan, Musevi ve Ermeni olmak üzere 4 mahalleye bölünmüş durumda. Ancak bu ayrışmayı burada pek hissetmiyorsunuz. Hem kutsal yerlerin birbiriyle yakın olması, hem de bir yerin bir diğeri içinde kutsal sayılmasından dolayı net bir ayrım yok.

En çok sıkı güvenlik önlemlerini hissediyorsunuz. Çarşılarında ve dar sokaklarında gezerken sizi bayıltan satıcıları olmasa da, bir dükkana girdiğinizde sıkı bir şekilde ilgileniyorlar. Hatta bırakmıyorlar derecesinde ilgileniyorlar. İbranice ve Arapça birbirine karıştığı gibi Türkçe’de bilen ciddi sayıda bir esnaf var.

Bu kadar kutsal inancın toplandığı ve farklı hissedildiği bir yerde, neden bu kadar inanan insanın birbirlerine bu kadar düşman olduğunu anlamak çok zor.

Kudüs eski çarşı içi

Kudüs, benim için tekrar gelinmesi ve dünya gözüyle bir daha görülmesi gereken, kaçırdıklarımı hissettirecek daha pek çok detayı olan gizemli bir kent. Yıllarca sahip olmak için verilen mücadeleler açıklayamadığımız nedenlerinden bazıları da burada saklıdır belki.

 

Booking.com
Share.

Bir Yorum Yaz