PAYLAŞ

Herşey sosyal medyada fenomen olan bir fotoğrafla başladı. Tembelliği ve tabii ki iyi beslendiği anlaşılan bir sokak kedisi Tombili‘nin harika oturuşunu resmeden bir fotoğraf, hani yeni bir ata kültürümüz olmaya aday sosyal medya üzerindeki “caps” çalışmalarında bu kediyi adeta bir yıldız yaptı. Kedi Tombili artık bir star olmuştu.

Kedi Tombili’nin heykelinin yer aldığı Kadıköy hakkında yazdığım bir yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Tombili’nin şanssızlığı yıldız olduktan sonra çok uzun yıllar yaşamaması oldu. Aslında biraz da buna şans diyebiliriz! Çünkü ünlü kedi Tombili öyle bir yıldız oldu ki; inanın bana bunu planlamalarında öngöremeyen bizim “Bol Master”lı girişimcilerimiz Tombili üzerinden gelir getirmek için kediciğe yapmadıklarını bırakmazlardı. Bu sırada mahalleli kediciği çok daha sahiplenir, belki de bir reklam ve dizi yıldızı olacak olan Tombili’ye “Ünlü olmadan önce ona çok yardımımız olmuştu. Ama şöhreti yakalayınca bir daha buralara uğramaz oldu” diye sitemler bile edebilirlerdi! Televizyonlarımız da keyifle bu konuların peşinde koşar ve bu kediciğe hayatı dar ederdik.

Ancak Kedi Tombili çok sevdiği ve zaman öldürmeye bayıldığı anlaşılan mahallesinden sonsuzluğa gitmek için ayrılınca, bu çok sevimli simge fotoğrafın yıldızına sahiplenen Kadıköy Belediyesi harika bir iş yapıp, o fotoğrafın çekildiği yere Tombili’nin heykelini yerleştirdi. İşte bundan sonra oldu tüm olanlar. Tombili heykeli kısa bir süre sonra çalındı! Böylece bu hikaye de bir anlam kazanmış oldu. Şimdi burada Kedi Tombili’ye ara vererek başka bir yere bakalım!

İşeyen Çocuk Heykeli (Manneken Piss) Brüksel, Belçika

Belçika’ya gidenler bilirler. Yıllardır başkent Brüksel’e gelen yüzbinlerce ziyaretçi “İşeyen Çocuk” (Manneken Pis) heykelini görmek için kentin içerisinde turlar atıyor. Sadece 61 santimetre boyundaki bu heykel öylesine ünlü ki, buraya gelmeden önce herkesin aklında olan heykel, bu ününden dolayı beklentileri artırdığından gerçek halini görenleri hayal kırıklığına uğratıyor.

Bir sokağın köşesinde çeşmenin havuzuna işerken tasvir edilen heykel Brüksel’in hatta Belçika’nın simgelerinden biri. İşeyen çocuk heykeli de, aynı kedi Tombili’nin heykeli gibi birçok kez yerinden çalınmış. Hakkında hikayeler oluşturulmuş. Hatta hangisinin doğru olduğunun bile bilinmediği onlarca efsane anlatılıyor “İşeyen Çocuk” hakkında. Kimi bu çocuğun Brüksel’in savaşta kuşatıldığında düşman askerlerinin üzerine işediğini anlatırken, kimi de bir cephaneliğin patlamasına tesadüfün oraya işemesiyle engel olduğundan bahsediyor. Bir başkası da çocukları kaybolan bir ailenin onu buldukları yere bu heykeli diktiklerinden bahsediyor. Daha bir çok hikaye var anlayacağınız. Ne derler “Birşeyin satması için önce iyi bir hikayeye ihtiyacı vardır”. İşte işeyen çocuk heykelinde bu ihtiyacı giderecek onlarca hikayeye sahip.

Bu hikayeler sonucunda sadece altmışbir santimetre boyundaki bu heykel öylesine bir ün kazanıyor ki, modacılardan kraliyet ailelerine, markalardan popüler kişilere, tasarımcılara, terzilere kadar yüzlerce kişi ve kurum tarafından kıyafetler dikilip giydiriliyor bu heykele. Bu giysiler neredeyse bin sayısına ulaşmış ve artık başka mekanlarda sergileniyor. Heykel, yerinden defalarca çalınmış ve her defasında yerine konulmuş. Hatta şu anda sergilenen heykel bu çalınmalardan dolayı koruma altına alınmış ve reprodüksiyonu olan bir başka “İşeyen Çocuk” orijinal yere yerleştirilmiş.

Alt alta yazınca ne kadar da fazla sayıda hikaye ve bahsedilecek konu çıkıyor değil mi? İşte bütün bu anlattıklarım İşeyen Çocuk heykelini, Brüksel’in hatta Belçika’nın en ünlü kişilerinden biri haline getirmiş. Milyonlarca insan artık bu kente onu görmeye geliyor. Milyonlarca resmi çekiliyor, ürünleri satılıyor özel günlere ait kıyafetlere konu oluyor. Hatta inanın heykelin gösterişsizliğini görünce burun kıvırıp “Amaaan bu muymuş o ünlü heykel!” diyenler bile bir kaç fotoğrafını çekip, sosyal medya üzerinde yayınlıyor. Beğenmeyenlerin hayal kırıklıkları bile caps haline getiriliyor ve Manneken Pis ününe ün katmaya devam ediyor.

Bu gibi konulara tek örnek sadece Manneken Piss değil tabii. Danimarka’nın ünlü küçük denizkızı heykeli de aslında çok benzer özellikler taşıyor.

Biz yine konunun başına Tombili’ye dönelim. Kedi Tombili heykeli işte belki de bu nedenle ülkemizin yakaladığı en önemli fırsatlardan biri aslında. Hikayesi olan, sosyal medyada sevilen, sevimli ve kısacık sürede çalınma hikayesini bile yazdırmış olan bulunmaz bir fırsat adeta.

Avrupa’dan gelen birçok turistin ülkemizde sokaklarda gezen, mahalleleri mekanı haline getirmiş kedilere ilgi gösterdiğine, fotoğraflarını çekmek için uğraştıklarına birçok kez tanık olan biri olarak, bazen sadece küçük detayların “tanıtım” denilen dünyaya büyük katkı yapacağını biliyorum. Belki de küçücük bir heykel olan “kedi tombili” İstanbul gibi deniz derya bir şehirde yüzlerce simge arasında kendine güncel ve unutulmaz bir yer bulacak.

Ne dersiniz, denemeye değmez mi?

Booking.com

BİR CEVAP BIRAK